Yetişkin bir birey normalde dakikada 180- 220 kelime okumaktadır. Bu bizim aynı zamanda konuşma hızımıza da eşittir. Yani biz normalde –eğitim almamışsak yada hızlı konuşmuyorsak- konuşma hızıyla yani konuşur gibi okuyoruz. Hızlı Okum Teknikleri mevcut okuma hızını arttırırken mevcut okuma yöntemlerini tümden reddeder. Hızlı okuma bize içimizden seslendirerek okuma, atlayarak okuma, geri dönerek okuma gibi bir çok alışkanlığımızı terk ettirir ve görerek, algılayarak okumayı öğretir. Bu da görme alanının geliştirilmesi ve göz kaslarının güçlendirilmesi gibi bir dizi alıştırmaları gerektirir.

Normalde bir insan resme baktığında şekilleri anlamak için içinden seslendirme gereği duymaz. Resme baktığında şekilleri algılar. İşte bunun gibi birey, seslerin resimleri olan harfleri ve kelimeleri gördüğünde bütün olarak algılayabilir. Her insanın beyni normal şartlarda dakikada 700- 800 kelimeye kadar okuyabilme yani algılayabilme kapasitesine rahatlıkla ulaşabilir. Nitekim dakikada 180 – 200 kelime okuyan birinin  beyni bir müddet sonra hayallere dalmaya veya sıkılmaya başlayacak geri kalan 400 kelimelik boşluğu doldurmaya başlayacaktır. Bu da okuma verimliliğini etkileyen en önemli etkenlerden biridir.

Ayrıca geri dönüşler yaparak okumak, içten seslendirerek okumak, dudak kıpırdatarak okumak, parmakla veya kalemle takip ederek okumak, metnin üzerine eğilerek okumak, yatarak veya uzanarak okumak, uygunsuz ışıkta okumak gibi daha birçok okuma alışkanlıklarına sahibiz.

OKUMA HIZINI VE ANLAMAYI AZALTAN FRENLER

1.    Kelimeleri sesli okumak
Eğitim hayatımıza başladığımız ilkokul sıralarından beri hala daha okullarda devam eden yanlış bir okuma eğitimi ve alışkanlığı var. Bu da kelimeleri seslendirerek okumaktır. Dudakları kıpırdatarak okuma, hafif sesle okuma hep kelimeleri seslendirmekten kaynaklanmaktadır. Metindeki her kelimeyi bir de beynimizde tekrar ediyoruz. Sesli okumada gözler, kulaklar, dil, boğaz, ve zihin kullanılmaktadır. Böylece hem okuma hızımız frenlenmekte hem de dikkat dağıtılmaktadır. Oysa bu iş sadece göz ve zihni kullanarak daha kolay ve hızlı yapılabilir.

ÇÖZÜM
Bütün çözümler bizim irademizle bağlantılıdır. Öncelikle sorunun çözümüne karar vermek en büyük adımdır. Dişlerimiz arasına kalem koyarak, ciklet çiğneyerek, kelime hazinemizi geliştirirken kelimelerin şekillerini de beynimize kodlayarak dudak kıpırdatmayı ve içten seslendirmeleri engelleyebiliriz.

2. Kelimeleri tek tek okumak
Kelimeleri tek tek okursam daha iyi anlarım şartlanması, hem okumamız üzerinde bir engel hem de ayrıntılara takılarak beynimizi yoran ve bizi okuduğumuz konudan koparan bir etkendir. Ayrıca tek tek kelimeleri okumaya çalışan göz çabuk yorulmaktadır. Kelime kelime okuma yapan beyin için kelimeler üzerinde duraklamak ve hızlı okuma kapasitesini sınırlandırmak, hayallere dalmayı gerektiren bir eylemdir. Bu saatte 300 km hızla gidebilen bir aracı saatte 20 km 50 km bir hızla kullanmaya benzer.

ÇÖZÜM
Gazete ve dergilerden belirleyeceğiniz yazıları sırasıyla 2 , 3 ,4  ve 5 li guruplara ayırarak kaleminizle yuvarlak içine alın. Daha sonra bu kelime guruplarının ortalarına bakarak atıl görme alanınızı geliştirmeye çalışın. Bu şekilde hedefe bir cümleyi bütün olarak görebilmeyi koyarak çalışmalara devam edin. Bu bizim görme alanımızı geliştireceği gibi bize görerek okumayı da öğretecek bir yönteme başlangıçtır. Ayrıca kelimeleri tek tek okuma zahmetinden de kurtulmuş oluruz.

3.    Okurken içten seslendirerek adeta konuşur gibi okumak
Kötü okuyucu okuduğundan emin olmak için geri dönüşler yaparak okuyan okuyucudur.

Çünkü her kelimeyi tekrar tekrar okumazlarsa bir şeyi kaçıracaklarmış korkusuna kapılırlar ki bu da okumanın hızını ve verimini kesen gizli bir düşmandır.

ÇÖZÜM
Bu sorun okuma hızını en fazla etkileyen ve okuyucuyu bıktıran bir engeldir. Bu nedenle bu sorunun nedenleri üzerinde durmak gerekir.  Bu sorun:

1-    Kendimize güvensizlikten ileri gelebilir. Bu nedenle öncelikle okuduğumuzu bir kerede anladığımız konusunda kendimize güvenmemiz şarttır. Bu inancımızı güçlendirmek için başlangıçta – sonradan vazgeçmenizde kitaplar açısından fayda var- altını çizerek okuma yapabilirsiniz.
2-    Okunan materyaldeki düşüncelere karşı oluştan veya okunan materyalin isteksiz ve zorunlu okunması durumlarından kaynaklı olabilir. Bu konuda da çağdaş ve iyi bir okuyucu olmanın kuralının önyargılardan kurtulmak olduğunu hatırlamak gerekir.

3-    Gözün satır üzerinde hece hece, kelime kelime ilerlemesi ve duraklamalarda uzun süre kalınması sonucu hayallere dalmaktan kaynaklı olabilir. Bu konuda da tek tek okuma üzerinde verdiğimiz teknikler uygulanabilir.

4-    Pasif okumaktan kaynaklanabilir. Bu konuda da okumaya başlamadan önce zihnimizi konuya hazırlamamız ve bir okuma planı yapmamız gerekir.

5-    Sesli, kelime kelime kumaktan kaynaklanabilir. Sesli okuyanlar yazıyı beyne sadece anlamlı görüntüler ve şekiller olarak değil ses ve kulak yoluyla da ilettiklerinden bilgi bölünmelere uğrar. Bu da düşüncenin bölünmesine ve beynin oluşan boşlukları doldurmak için başka işlere (örneğin hayal gibi) yönlenmesine neden olur.

4.    Geri dönüşler yaparak okumak ve ayrıntılara takılarak okumak.

5.    Hızlı okursam anlayamam inancı.

Bu konuda kendinize güvenin. Yüce Allah yarattığı her sağlıklı insana hızlı okuma, hızlı algılama yeteneğiniz vermiştir. Üstelik dünyada bir tek insan dahi dakikada 7000- 8000 kelimeye çıkabilmişse bunu her insan çalışarak başarabilir demektir. Hele hele bizim için çok hızlı sayılan 1000 li kelime okuma sayılarına rahatça ulaşabilir demektir.

6.    Ne okuyacağını belirlemeden okumak.

Bu en önemli sorunlardandır. Yazıya başlamadan önce planlamak bizi bütün satırları tek tek okuma derdinden kurtaracağı gibi aradığımız konuyu, belirleyeceğimiz paragraflarda taradıktan sonra, dikkatlice okumak için geri dönüp okumak şansına da sahip olabiliriz.

7.    Okuma  planı yapmamak.

8.    Konsantre olamamak.

Hızlı okuma tekniklerine göre hızlı ve anlayarak okumanın birinci basamağı okunan yazıya konsantre olmaktır. Okuyacağınız metinle ilgili beyni hazırlamadan, yazının üslubunu ve türünü belirlemeden, başta duruşunuz olmak üzere beden dilinizi de uygun bir hale getirmedikten, okuma planınızı belirlemedikten sonra verimli bir okuma yapmış olmazsınız.

ÇÖZÜM
Bir süre iki saate yakın hiç ara vermeden kendinizi zorlayarak okumaya çalışın. Sonra okumayı bırakarak beş altı dakika mola verin. Bu molada mümkünse kaslarınızı ve kollarınızı esnetin ve beyninizi, gözlerinizi dinlendirin. Okuma mekanınızı da dikkatinizi dağıtmamak üzere ayarlamalısınız.

9.    Göz tembelliği
Okuma işlemi beyin ve gözle yapılmalıdır. Asla ses, dudak, boğaz veya kafanın da satır bayunca hareketiyle değil. Eğitimsiz bir göz satırlar üzerinde gezinir durur. Sıçramalar ve duraklamalarda fazla vakit kaybeder. Unutmamak gerekir ki öğrendiklerimizin % 83 ünü görme %11 ini işitme % 35 ini de dokunma yoluyla % 1 ini de tatma yoluyla elde ederiz.

ÇÖZÜM
Göz tembelliğini yenmek ve göz kaslarını geliştirmek için bir çok teknik var. Pratik bir kaçı şöyle; gözlerimizle karşımızda belirleyeceğimiz bir dörtgenin – köşeleri nekadar uzakta olursa o kada iyi olur( tabi aşırı olmamak kaydıyla)- köşelerine çapraz ve sağdan sola soldan sağa şeklinde bakışlar yapabilirsizin. Metronom eşliğinde de yapabilirsiniz. Ayrıca kalemin ucuna gözlerinizi sabitledikten sonra, kalemi burnunuza yakınlaştırıp uzaklaştırarak da göz kaslarınızı geliştirebilirsiniz.

10.    Bilgi ve Kültür düzeyi, kelime dağarcığı eksikliği.
Çok sayıda kitap okumak – tabi hızlı okuma teknikleriyle- bu sorunun en büyük çözüm yoludur. En büyük bilgi edinme yolu okumaktır.

11.    Okuma mekanının uygun olmayışı
Aşırı sesli ve ışıklı ortamlarda okumak verimi azaltacaktır. Bu nedenle kendi alışkanlıklarımıza göre odamızı okumaya en uygun hale getirmek yerinde olacaktır. Fakat gürültülü müzikte okuma gibi alışkanlıkların baştan hızlı okumanın yanlış bulduğu alışkanlıklardan olduğunu söyleyelim.

12.    Okunan materyalden kaynaklanan sorunlar.
Kitabın kağıdının kalitesizliği, gözü yorması, yazıların puntosunun düşük oluşu gibi okunan materyalden kaynaklı sorunlar için yapılacak çok fazla bir şey yok açıkçası. Fakat yinede çok yakın okumamak, okumadan önce amacımızı belirlemek ve bu doğrultuda aradığımız konunun olabileceği paragraf ve cümleleri belirledikten sonra belirlediğimiz bu yerleri okumak işimizi kolaylaştıracak yöntemlerdendir.

OKUMAYLA İLGİLİ BAZI ÖĞÜTLER
1.    Okurken önce niçin okuduğunuzu düşünün ve bir amaç belirleyin
2.    Ana düşünceyi yakalamak için okuyun.
3.    Her metni aynı şekilde okumaya çalışma gafletinden kurtulun. Nitekim gazeteyle bilimsel bir metin aynı şekil ve hızda okunmaz.
4.    Yüksek sesle okumaktan, dudak kıpırdatmaktan, içten seslendirmekten ve mırıltılardan, okurken geri dönüşler yapmaktan, ayrıntılarla uğraşmaktan vazgeçin.
5.    Dikkatinizi yoğunlaştırarak okuyun.
6.    Okuma ortamınızı muhakkak okumaya elverişli hale getirin.
7.    Yatarak veya uzanarak okumaya çalışmayın. ( Uyumak için okuyorsanız başka)
8.    Kitapla olan okuma mesafesini iyi ayarlayın. Aksi takdirde gözlerimiz çabuk bozulacaktır. İdeal okuma mesafesi 20 cm’ dir.
9.    En yakın zamanda Hızlı Okuma Tekniklerini öğrenin.